19/11/2009 · Kategori: ebru sanati

 CUNDA NAMIK KEMAL MH.KIVRIK SK.13 NOLU ADRESİMİZDE 23.11.2009  PAZARTESİ GÜNÜ DERSLERİMİZ BAŞLIYOR.


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

22/9/2009 · Kategori: ebru sanati

tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e  Kıvrıksk.N:13 Cunda "Büyük Klise arkası"adresinden ulaşabilirsiniz.
Halk Eğitimin bünyesinde olan kurslar :
Haftada 3 gün  ve ücretsizdir.Sadece aylık malzeme ücreti alınır.
Eski öğrencilerimizin  geliştirme kursları küçük gruplar halinde haftada 2 gündür.Aylık 60.-tl olup malzeme ücreti alınmaz.
Özel kurslar haftada bir gün ve sadace 2 kişidir.Aylık 60.-tl.Malzeme ücreti alınmaz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

28/8/2009 · Kategori: ebru sanati



tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e  NAMIKKEMAL MAH.KIVRIK SK.N:13   CUNDA/AYVALIK adresinden ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

12/7/2009 · Kategori: ebru sanati

2009-2010 EBRU KURSU  ÖN KAYITLARINIZI 0554 711 47 09  NO.LU TELEFONDAN BANA ULAŞARAK YAPABİLİRSİNİZ.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

30/6/2009 · Kategori: ebru sanati


tel. 0554 711 47 09

YAZILI VE ÇİÇEKLİ EBRUNUN  YARATICISI SAYIN NECMETTİN OKYAY

 Yazılı ebrûyu da ilk defa o denemiştir. Bu yüzden çiçekli ve

yazılı ebrû, Necmeddin Ebrûsu olarak şöhret bulmuştur. Kendisi bu olayın baş-

langıcını şöyle anlatır:

1916 yılında Medresetü’l-Hattâtîn’deki hocalığım sırasında bir şahıs med-

reseye gelerek;

- Çiçekli ebrû yapmanızı istiyorum, dedi.

- Efendi beyim, Bu sanatta öyle çiçek filan olmaz, gerçi eskiler tecrübe et-

mişlerdir ama, o da çiçeğe pek benzemez, dedim.

- Hoca değil misiniz? Yapmanız lâzım, dedi.

Bunun üzerine eve geldim. Tekneyi kurdum, çiçekşekillerini çıkarmak için

uğraşmaya başladım. O esnada bize çok sevdiğim arkadaşım Hattat Macid

Ayral (1890-1961) geldi. Ben lâle yapmaya çalışıyordum. Macid’im birden:

- Birâder, şu uçları yukarı doğru çeksene, dedi.

Ben hayatta bu işi bilmeyenlerden o iş hakkında çok şey öğrenmişimdir.

Bu da öyle oldu. Elimdeki tek at kuyruğunu teknenin içinde yukarıya doğru

çekince, çiçek tıpkı lâleye benzedi. Çok heyecanlandım ve büyük bir zevk duy-

dum. Günlerden Cuma olduğu için camiye namaza indik. Namazdan sonra

lâle, sümbül, karanfil, o mevsimde hangi çiçekler varsa hepsinden aldım ve eve

dönüşte onlara bakarak teknede aynını resmetmeye başladım. İşte Macid’in o

ikazı ve Rabbimin lütfu keremiyle bu iş oldu.

5

Necmeddin Hoca Efendi 1948 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldıktan

sonra öğrenciyetiştirmeye devam etmiştir. Niyazi Sayın, Ali Alpaslan, M. Uğur

Derman, oğlu Sâcid Okyay ve yeğeni Mustafa Düzgünman gibi seçkin sanat-

kârlar, onun rahle-i tedrisinden feyiz almışlardır.

Necmeddin Hoca Efendi yaptığı işleri hasbî yapar, her hangi bir karşılık

beklemezdi. Allah rızasını her şeyin üstünde tutar, öğrencilerine ücretsiz ders

verirdi. Nitekim Uğur Derman 1955 yılında hat meşki için müracaat ettiğinde

kendisini Necmeddin HocaEfendi’ye götürenYeniCamii KayyımıSâim Efendi

ders ücretinin ne kadar olacağını sormak gafletinde bulunmuştu. Hoca Efendi

bu soru karşısında şaşırmış ve şu cevabı vermiştir:

- Biz parayla öğrenmedik ki, parayla öğretelim! Bu mevzûlardan sakın

bahsetmeyin

Yeğeni Mustafa Düzgünman, Hoca’nın ömrünün son yıllarında kendisine

bir karanfil ebrûsu armağan etmişti. Bu hediyeye çok memnun kalan

Necmeddin Hoca hissiyâtını şu beyitle dile getirmiştir:

Hüdâyî türbedârı Mustafa Bey kârı bu ebrû

Kopartıp koklamak ister, gören her bir zen-i hûb rû.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

20/6/2009 · Kategori: ebru sanati







tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e Barboros cd.4.sk. 42/c AYVALIK adresinden ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

17/6/2009 · Kategori: ebru sanati


tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e Barboros cd.4.sk. 42/c AYVALIK adresinden ulaşabilirsiniz.

Ebru - Türk Süsleme Sanatları

Ebru, kâğıt üzerine, özel yöntemlerle yapılan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Ebru sözcüğüne köken olarak, bulut anlamına gelen Farsça “ebr” sözcüğü gösterilmektedir. Bu sözcükten türetilen ve “bulut gibi” ya da “bulutumsu” anlamına gelen “ebri” sözcüğü Türkçe'de değişerek “ebru” biçimini almıştır. Gerçekten de ebru bulut izlenimi uyandıran bir görünümdedir. Ebru sözcüğü bir başka görüşe göre “yüz suyu” anlamına gelen Farsça “âb-rûy” tamlamasından gelmektedir.

Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu kesindir. Bazı İran kaynaklarında ilk kez Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Hindistan'dan İran'a, oradan da Osmanlılar'a geçmiştir. Gene bazı kaynaklara göre de ebru Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir. Batıda ebru “Türk Kâğıdı” diye adlandırılır.

Ebrunun Yapılması

Ebrunun yapılışı oldukça zevkli ve sabır isteyen bir iştir. Önce uygun bir kâğıt seçmek gerekir. Çünkü her kâğıda ebru yapılmaz. Kâğıt, boyayı iyice emecek nitelikte ve dayanıklı olmalıdır. Eskiden hattatlar (güzel yazı ustaları) yazı yazmak için yüzeyine “ahar” denen özel karışımlı (nişasta ve yumurta akı) bir sıvı sürülen ve bu yüzden “aharlı” denilen kâğıt türünü yeğlerlerdi. Ebrucular ise bu tür kâğıtlar boyayı iyi emmediği için “aharsız” da denen ham kâğıt kullanırlardı.

Ebru yapmak için genellikle dikdörtgen biçiminde, büyükçe ve yayvan bir tekne gerekir. Geven denilen otun gövdesinden elde edilen ve beyaz renkli bir tür zamk olan kitre, belli bir oranda, suyla bir kabın içinde karıştırılır. Kitre yerine salep, keten tohumu, ayva çekirdeği, gazyağı gibi birçok değişik madde de kullanılmaktadır. Kitre ile yapılan bu karışım 12 saat kadar bekletilir ve zaman zaman karıştırılır. Kitre bu süre sonunda erir ve karışım boza kıvamını alır.

Daha sonra küçük fincanlarda ebru için boya hazırlanır. Bu amaçla kullanılacak boya çok ince toz haline getirilmeli ve suda eriyip dağılmayan bitkisel ve kimyasal boyalardan olmamalıdır. Fincanda su ile iyice karıştırılarak sıvılaştırılan boyalara ayrıca iki kahve kaşığı taze sığır ödü katılır. Bu işlemin amacı iyice ezilmiş boyanın dibe çökmeden yüzeyde kalmasını sağlamaktır. Bu biçimde hazırlanan değişik renkteki boyalar özel tekneye boşaltılmış olan boza kıvamındaki sıvının yüzüne serpilir. Yüzeyde birikintiler halinde kalan bu boyalar daha sonra tahta bir çubukla karıştırıldığında ya da yayıldığında şaşırtıcı ve ilginç desenler ortaya çıkar. Ayrıca hazırlayanın isteğine göre belli desenler de elde edilebilir. Bu desenlerin üzerine yatırılan özel kâğıt, 5-10 saniye sonra, iki ucundan tutularak kaydırmadan ve oynatmadan, kitap sayfası açar gibi bir yana doğru kaldırılır. Kâğıt, boyalı tarafı üste gelmek üzere uygun bir yere serilerek kurutulur. Böylece ortaya binlerce ayrıntı ve renk taşıyan desenler çıkar.

Eğer, bu desenlerin arasına bir yazı ya da herhangi bir çiçek motifi yerleştirilmek istenirse, başka bir yöntem uygulanır. Yazı ya da motif, bir kâğıda yazılır ya da çizilir. Keskin bir araçla kenarları kesilip kalıp çıkartılır ve ebru kâğıdına zayıf bir yapıştırıcı ile yapıştırılır. Kâğıdın, yapıştırılan desenin bulunduğu yüzeyi yukarıda anlatıldığı gibi teknenin içine yatırılır. Elde edilen ebru kuruduktan sonra, hafifçe yapıştırılmış olan bölüm sökülünce yazı ya da motiflerin yerleri boş kalır. Bu yöntem hattat ve ebru ustası Necmeddin Okyay (1883-1976) tarafından bulunduğu için bu yöntemle yapılan ebrulara “Necmettin Ebrusu” denir. Ebrunun “battal ebru”, “taraklı ebru”, “çiçekli ebru” gibi daha birçok türü vardır.

Ebru ciltçilikte ve hattatlıkta çok kullanılırdı. Bazen elde edilen ilginç ve güzel desenler bir tablo görünümünde olduğu için bu amaçla da kullanıldığı oldu. Türkler'den Hatip Mehmed Efendi (18.yüzyıl), Şeyh Sadık Efendi (19.yüzyıl), Bekir Efendi (20.yüzyıl başları) gibi çok usta ebru sanatçıları yetişmiştir. Bu sanatın Necmeddin Okyay'dan sonra yetişen son ustaları arasında Mustafa Düzgünman (doğumu 1920) ve Niyazi Sayın (doğumu 1927) özellikle anılabilir.


EBRU KUMAŞ BOYAMA

Öncelikle hangi ebrulama malzemesini kullanacağınıza karar vermelisiniz; boyanın su yüzeyinde yüzmesini saplayacak olan kerajin veya kitre.Kullanılmadığı sürelerde eriyiğin üstü kapatılmalıdır.

KERAJİN:

Soğuk su ile hazılanabilinen kerajin deniz yosunudur. (Bazı cinsleri sıcak su gerektirmektedir.) Kerajin tutkalını 3.-3.1/2 yemekkaşığı kerajini 1 lt.suda çırpıcı le hazırlıyabilirsiniz.Bu tutkalı 50/35 standart tekne için 9 litre su ile karıştırıp yoğunluk ayarını tutturabilirsiniz.Eriyik 12 saat dinlendirilip hava kabarcıklarının kaybolup ince jelatin veya yapışkan bir koyuluğa gelmesi beklenir. Kıvamının kontrolu için damlatılan boyanın açılımı yavaş yavaş irileşen bir damla gibi olmalıdır. Boya dibe çöküyorsa da gevşek olduğunu ve boya ayarı gerektiğini anlarız.Gazete kağıtları ile yüzey temizliği yapabiliriz.


KİTRE:

Ben hem boya da hem de ebrulama malzemesi olarak geleneksel malzememiz olan kitreyi bütün risklerine rağmen tercih etmekteyim.Çünkü, boyalı kumaş yıkandıkça solabilmektedir. Bu eriyiği hazırlarken çok dikkatli olmak gerekir. 1-1.1/5 yemekkaşığı kitre 2 lt.su ile çözdürülür. (arı su) 3-4 gün dinlendirilir. El ile karıştırılıp, tekneye aktarılırken tülbentten süzülerek kitre parçacacıklarının kalmaması sağlanır. Katılacak ilave su miktarını ve kıvamını deneyerek ve kıvam,boya ayarı yaparak bulabiliriiz.


ŞAP:


Boyanın kumaşa sabitlenebilmesi için kumaş şaplanmalıdır. 50 gr. kaya şap 1lt sıcak su ile eritilir.(bazı kaynaklar 3 yemek kaşığı şap250 gr.soğuk su)Kumaş düz bir şekilde ,kırıştırılmadan şapa yatırılır.Kurutulup,ütülenir.İlk önce ortasından, daha sonra köşeleri bırakarak ebrulanmış yüzeye yatırılır.Nazikçe sıyırarak tekneden alınan kumaş, soğuk suda durulanır.Fiksatici veya tersten ütüleyerek boya fiklenir. Bütün kumaşlar el yıkama.

English

MARBLING

The art of marbling on paper, or 'ebru' in Turkish, is a traditional decorative form employing special methods. The word 'ebru' comes from the Persian word 'ebr,' meaning 'cloud.' The word 'ebri' then evolved from this, assuming the meaning 'like a cloud' or 'cloudy,' and was assimilated into Turkish in the form 'ebru.' Marbling does actually give the impression of clouds. Another possible derivation of the word 'ebru' is from the Persian 'âb-rûy,' meaning 'face water.'
Although it is not known when and in which country the art of marbling was born, there is no doubt that it is a decorative art peculiar to Eastern countries. A number of Persian sources report that it first emerged in India. It was carried from India to Persia, and from there to the Ottomans. According to other sources, the art of marbling was born in the city of Bukhara in Turkistan, finding its way to the Ottomans by way of Persia. In the West, 'ebru' is known as 'Turkish paper.'

How Marbling is Done

Marbling is a most enjoyable art form, although one requiring great patience. The first thing is to select suitable paper, as not all paper can be used. The paper needs to be hard-wearing and able to absorb the paint thoroughly. Masters of calligraphy in former times preferred to write on what was known as 'dressed' paper, which had had a mixture of cornstarch and egg-white rubbed over its surface. Marbling practitioners’ on the other hand preferred raw, 'undressed' paper since the 'dressed' version did not absorb paint well.

A large, wide, shallow and generally rectangular tray is necessary for the practice of marbling. A kind of white gum obtained from the stem of the tragacanth plant is mixed in a bowl with water in specific proportions. Different substances, such as dried orchid tubers, flax or quince seeds and kerosene may be used instead of the tragacanth gum. The mixture is left to stand for up to 12 hours and stirred occasionally. The gum eventually dissolves, and the mixture comes to take on the consistency of boza, a thick drink made of fermented millet.

Later on, the paint for the marbling is prepared in small cups. The paint to be used needs to be ground very finely, and should not be one of those vegetable or chemical paints that do not dissolve in water. After the paint has been dissolved in water in the little cups, two coffee spoonfuls of fresh cattle gall is added. The aim behind this procedure is to prevent the finely ground paint from sinking to the bottom and ensure that it floats on the surface. The paints of various colours prepared in this manner are then spread over the boza-like mixture described earlier which has been emptied into the tray. The paint clings to the surface in small pools, which are then mixed or spread by means of a wooden stick, giving rise to surprising and fascinating designs. Specific designs can also be created according to the artist's wishes. The special paper laid over these designs is lifted to one side some 5-10 seconds later, in very much the same manner as turning the pages of a book, by holding it by two edges and being careful not to smear the paint. The paper is left to dry in a suitable place, the painted side facing upwards. In this way, designs with thousands of details and colours emerge. If the artist wishes to place writing or a flower motif between these designs, he employs another method. The writing or motif is drawn or scratched onto paper. A sharp implement is used to cut them out, and these are then fixed onto the marbling paper with a thin adhesive. The paper is then laid onto the paint in the tray as described above. After the marbling design on the paper has dried, the patterns that have been thinly glued onto the paper are removed, leaving an empty space. This method was discovered by the calligraphy and marbling Master Necmeddin Okyay (1883-1976), for which reason marbling produced by that method is known as 'Necmettin Marbling.' There are several other varieties of marbling, such as 'oversize,' 'combed' and 'flowered.'

Marbling used to be extensively employed in bookbinding and calligraphy. On occasion, particularly interesting and attractive designs are used as pictures. Turkey has produced many great exponents of the art, such as Hatip Mehmed Efendi (18th century), Şeyh Sadık Efendi (19th century) and Bekir Efendi (early 20th century). Among the last great masters produced after Necmeddın Okyay, both Mustafa Düzgünman (born 1920) and Niyazi Sayın (born 1927) are particularly worthy of mention.


MARBLİNG on FABRIC:
First you must decide which kind of marble base you will work with;carreenan or a tragacant plant which is the major ingredient for marbling on which the paint float.The solution should be covered when not in use.

Carrageenan is an organic substance extracted from İrish moss,which can be mixed in cold water(some types need to be cooked)Prepare size/carrageenan by dissolving3-3.1/2 tablespoon carrageeanan with 1 lt. of water using a blender.Then you can fix it pouring more water .9lt.will be enough for standart container(50/35 cm2. 5cmdept).

Allow the solution to stand for 12 hours so that all the bubbles rise to the top and the solution gels to a rubbery consistency or thin gelatinYou must be sure that no lumps remain.To test the consistency, drop paint.İf it expands slowly to a larger circle it has the right consistency.If the paint sinks to the bottom you must dilute the color.Use newspaper strips to skim off any air bubbles from the size surface.

TRAGACANT PLANT
I prefer to use this tradional marble base and paints when I work on fabric allthouguh
ıt is risky because the paint fades in time after every cleaning .

You must be very careful when you prepare this solution. You must dissolve 1.-1.1/2 tablespoon subctance in 2 lt. water.(distilled water)and wait 3 or 4 days .You must make hand mixing.After the solution is ready you have to pour it by straining with the help of a muslin ensuring that no lumps remain.Then you have to fix water amount and consistency and test the paints.

ALUM
To bond permanently with the paint, the fabric must be treated with an alum solution.(50gr
Alum (şap)1lt.hotwater in TURKEY But some use 3 tablespoon alum in one quart cold water)
Stir occasionally until the alum has completely dissolved.

Drop into the alum solution ,let the fabric line-dry without wrinkles. Let dry. İron the fabric and use it dropping the center first, place the corners down gently on the marbled surface.Once the piece is completely on the surface size ,carefully pick it up and rinse it in cold water. You can use fixing materials.or iron the fabric.
To fix painting. HAND WASH ALL FABRICS.



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

14/5/2009 · Kategori: ebru sanati



tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e Barboros cd.4.sk. 42/c AYVALIK adresinden ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

8/5/2009 · Kategori: ebru sanati






tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e Barboros cd.4.sk. 42/c AYVALIK adresinden ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/5/2009 · Kategori: ebru sanati

tel. 0554 711 47 09 Atölye "ebruevim"e Barboros cd.4.sk. 42/c AYVALIK adresinden ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::